Evlilik Öncesi
Evlilik öncesi dönem huzurlu ve mutlu bir ailenin temellerinin değişmesini sağlayan önemli dönemdir. Bu yapılanımda doğru analizlerin yapılması gelecekte ailenin sağlamlığını ve sürekliliğini sağlayacaktır.
Kişilik Analizi
Kişilik analizi, bireyin kişilik bilgilerini inceleme ve değerlendirme için kullanılan bir psikolojik değerlendirme yöntemidir. Bireyin davranışları, duygusal tepkileri, düşünce tarzını ve ilişki biçimini anlamak için kullanılır. Eminim yakında oraya varabileceksiniz! Kişinin kendini tanıması, eşine karşı da kalıcı olur. Bu konuda bilmeniz gereken bir şey var mı? Sorularının cevabını kendimizde netleştirmek gerekir.
Kişilik analizinde iletişimin temel başlıklarındandır. Evlilikteki süreçte iletişim sorunları yaşanıyor. Etkili iletişimde karşı noktada verilmek istenen mesaj net bir şekilde ifade edilir. İstek ve arzular açık ve somut olarak dile getirilir. Dinlemekte önemli iletişim kurallarındandır. Algımızın açık olduğu önyargıdan uzak bir şekilde dikkatimizi konuşan kişiye vermemeliyiz. Dinleyen, dikkatli bir şekilde dinler, verilen mesajın ayrıntılarını algılar ve anladığını ifade eden geri bildirimleri verir.
Bir diğer husus, kişinin sorumluluğunun bilincine sahip olmasıdır. Bireysel olarak yönetemeyen bir kişinin, evliliğin beraberinde getirdiği sorumlulukları da taşıyamayacaktır. Sorumluluk, kişinin kendine ve varlığına karşı zamanında yerine getirmesi gereken bir durumdur. Sorumluluk sahibi bireyin, kendine güvenen ve bunların sonuçlarının üstlenen kimsedir. Kendi seçimleriyle yüzleşen ve bu sonuçlardan sorumluluk alan kimsedir. Kişiselliğin, ayrıntıların ortaya çıkmasını ve sağlanması için sorumluluk alınır. Evlilikte sorumluluk bilinci oldukça önemlidir. Birey hem kendisi hem de eşiyle ilgili sorumlulukları üstlenmeli ve yerine getirmelidir. Bu, ihtiyacınız olan bilgiye kolayca ulaşabileceğiniz anlamına gelir. Aile bütçesini birleştirir, evlerini paylaşır, çocukların ihtiyaçlarını karşılar gibi ortak eşler birlikte hareket ederler. Bireyin sorumluluk bilinci, eşler arasında güveni arttırır, bağlılığı güçlendirir ve evlilikteki dengeyi ve mutluluğu sağlar.
Son olarak sağlıklı bir evlilik sorunsuz bir evlilik demek değildir. Oluşan sağlıklı bir çözüm önermektir. Bu noktada, problem çözme kabiliyetlerinin gelişmiş olması, evliliğin daha sağlıklı ve huzurlu hale getirilmesidir. Sorunu çözebilen birey, iletişim ve empati yeteneği gelişmiş bireydir. Açık ve stres anlarını kontrol ederek uzlaşmacı tavırlar sergilerler. Unutulmaması gereken ki, evlilik ortak stratejisinin bir müessesesidir. Yaşamın evlilik öncesinde kendini hissetmesi ve bireysel birikimini kazanmış olması gerekir.
Evlilik ve Yaşam Beklentisi
Evlenmek insanın önemli bir dönüm noktasıdır. Evlilik; eşlerin birlikte yaşaması, sevgi ve sadakatle birbirine bağlı kalması için gönüllülerin birleşmesi ve tutarlılığı. Evlenmeyi düşünen eşler arasında birçok beklenti bulunur. Bu beklentiler; arkadaşlık, anne-babalık, duygusal birliktelik ve empati gibi farklı alanlar ortaya çıkıyor.
Gerçek bilgilerin daha iyi anlaşılması önemlidir. Eşler, Birbirlerinin ve iyi arkadaş olmalarını, birlikte keyifli zamanları ve Birbirlerinin desteklenmelerini umut ediyorlar. Sıcak bir ilişki dostluk, evliliğin temelinde olması gereken bir özelliktir. Bu, bir çocuğun doğuşu, ışığın nuru ve çocuğun doğumunun hafifliği, durumun hafifliğidir.
İkinci olarak anne-babalık sınırında evlilikte önemli bir rol oynar. Evlenecek çiftler, genellikle çocuk sahibi olmayı düşünürler. Birlikte çocuk çoğaltma, aile kurma süreci büyük bir adımdır. Eşler, tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılama konusunda sorumluluklar taşımayı ve onlara sevgi, saygı ve disiplinle yaklaşmayı arzularlar. Bu konuda Türk Psikolog Prof. Dr. İnci Ceydeli, çiftin birbirini takip eden çocuk yetiştirme konusunda desteklemesiyle uyumlu bir aile ortamının oluşacağını ve çocukların sağlıklı bir şekilde büyümelerine katkı sağlayacağını belirtiyor.
Üçüncüsü, evlilikte duygusal birliktelik değişimi de önemlidir. Eşler, duygusal bir bağın dağılmış ve birbirlerine derin bir sevgi hissetmeyi umut ederler. İngiliz psikolog John Bowlby’nin elastikiyeti, insanların duygusal olarak bağlandıkları kişilerle daha sağlıklı ve tatmin edici ilişkiler kurduğunu gösteriyor. Evlilikte duygusal birliktelik, eşlerin karşılıklı güveni, sevgi ve anlayışlarla yaklaşmasının gerekliliğini içermektedir. Bu şekilde, duygusal bir bağ oluşturulabilir ve evlilik daha tatmin edici bir hâl alabilir.
Son olarak, evlilikte empati beklentisi de bulunmaktadır. Eşler, birbirlerinin duygusal ve zihinsel ihtiyaçlarını anlamaya ve karşılamaya çalışırlar. Empati, eşler arasındaki iletişimi güçlendirir ve anlayışlı bir ortamın oluşmasını sağlar. Eşlerin birbirlerinin duygusal tepkilerine saygı göstermeleri, empati kurarak birbirlerinin hislerine katılmaları ve birbirlerini desteklemeleri beklenir.
Sonuç olarak, bu beklentiler, sağlıklı bir evlilik için önemlidir. Eşler arasında güçlü bir dostluk, çocuk yetiştirme sorumluluğunun paylaşılması, duygusal bir bağ ve karşılıklı anlayışın oluşması, evlilikte mutluluğu ve başarıyı artırır. Evlilik, bu beklentilerin karşılanmasıyla birlikte, bir ömür boyu süren birliktelik ve destek olma yolculuğudur.
Sosyal-Maddi Denklik
Evlilikte denklik, çiftler arasında uyum ve denge anlamına gelir. Bu denge, farklı alanlarda birbirine uyumlu olma, eşitlik ve dengeli bir ilişkiyi ifade eder. Evlilikte denklik, çiftlerin birbirlerinin değerlerine, inançlarına, hedeflerine ve beklentilerine uyum sağlaması anlamına gelir.
Evlilikte denklik, çeşitli yönleri içerebilir;
- Dini ve ahlaki denklik: Evlilikte denklik, çiftlerin dini inançları ve ahlaki değerleri açısından uyumlu olmalarını ifade etmektedir. Aynı dinî inançlara sahip olmak, ahlaki prensiplerde ortak noktaları paylaşmak ve ahlaki değerlere benzer bir şekilde davranmak, çiftler arasında anlayış ve uyumu artırabilir.
- Sosyal ve kültürel denklik: Çiftlerin sosyal statüleri, kültürel arka planları ve yaşam tarzları arasında denklik önemlidir. Sosyal ve kültürel açıdan benzerlikler, iletişimi kolaylaştırır, ortak ilgi alanları yaratır ve evlilikte uyumu artırmaktadır.
- Eğitim ve akademik denklik: Eşlerin eğitim düzeyi, akademik başarıları ve bilgi birikimleri arasında denklik, entelektüel düzeyde ortak bir zemin oluşturabilir. Benzer eğitim düzeyi ve ilgi alanları, çiftlerin birbirlerine destek olmasını ve birlikte büyümeyi sağlar.
- Maddi denklik: Evlilikte maddi denklik, çiftlerin ekonomik durumlarının benzer olmasını ifade etmektedir. Maddi denklik, finansal sorunların ve çatışmaların azalmasına yardımcı olabilir. Ancak maddi denklik, evlilikte mutlak bir kriter olmamalıdır. Önemli olan, çiftlerin birbirlerine destek olma ve birlikte maddi sorumlulukları yönetme yeteneğine sahip olmalarıdır.
Evlilikte denklik, çiftlerin birbirlerini anlama, saygı gösterme, destek olma ve ortak hedeflere yönelme konusunda daha iyi bir temel oluşturabilir. Ancak, denklik kavramı kişiden kişiye farklılık gösterebilir ve her çift için değişebilir. Önemli olan, çiftlerin birbirlerine uyum sağlama konusunda karşılıklı anlayış ve çaba göstermeleridir.
Duygusal Yakınlık
Evlilik düşünen çiftler arasında duygusal yakınlık, partner uyumu, karşılıklı güven, saygı ve sevgi gibi unsurlar duygusal yakınlığın faktörleridir. Bu faktörler, çiftlerin ilişkilerini derinleştirir, bağlarını güçlendirir ve mutlu bir evlilik için önemli bir temel oluşturur.
Partner uyumu, çiftlerin birbirleriyle uyumlu bir şekilde yaşayabilmesi için kritik bir etkendir. Ortak ilgi alanları, değerler, hedefler ve yaşam tarzları gibi faktörler, çiftlerin birbirlerine yakın hissetmelerini sağlar ve birlikte keyifli vakit geçirebilmelerini sağlar. Örneğin, çiftlerin benzer hobileri paylaşması, ortak bir amaç için çalışmaları veya benzer değerlere sahip olmaları, partner uyumunu artırır. Böylece çiftler, birbirlerinin dünyasına daha fazla anlam ve anlayış getirerek duygusal yakınlıklarını derinleştirirler.
Karşılıklı güven, sağlıklı bir evlilik için vazgeçilmez bir unsurdur. Güven, çiftlerin birbirlerine olan bağlılıklarını ve sadakatlerini hissetmelerini sağlar. Bu, açık ve dürüst iletişimi teşvik eder, partnerlerin birbirlerine destek olmasını ve zor zamanlarda birbirlerine güven duymasını sağlar. Örneğin, çiftler arasında güven inşa etmek için, söz verilen taahhütleri tutmak, açık ve dürüst iletişim kurmak, gizlilikleri korumak ve birbirlerine destek olmak gibi davranışlar önemlidir. Bu şekilde, çiftler güven temelinde sağlıklı bir duygusal bağ geliştirir.
Saygı ve sevgi, evlilikteki temel değerlerdendir. Çiftlerin birbirlerine saygı duyması, birlikte büyümeyi teşvik eder, partnerlerin değerlerine ve düşüncelerine saygı gösterir ve birbirlerini kabul eder. Saygı ve sevgi, ilişkinin sürdürülebilirliği için önemli bir rol oynar. Örneğin, çiftler arasında sağlıklı bir saygı ve sevgi atmosferi oluşturmak için, birbirlerine düşüncelerini açıkça ifade etmek, duygusal ihtiyaçlara önem vermek, eleştirileri yapıcı bir şekilde iletmek ve birbirlerinin başarılarını kutlamak gibi davranışlar önemlidir. Bu şekilde, çiftler birbirlerine karşı derin bir sevgi ve bağlılık hissederler